MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2012/397-2013/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı taşıma işi nedeniyle müvekkilinin davalıya servis aracı tahsis ettiğini, bu hizmet nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip konusu faturanın davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacı şirket vekilinin 02.10.2013 günlü oturumda tüm delillerinden vazgeçerek delillerini davalı şirketin ticari defterlerine hasrettiği, davalıya HMK 222/5.md. ihtarını içerir davetiye tebliğine rağmen davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, HMK 222/5. maddesi uyarınca karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.