MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.02.2014 tarih ve 2012/480-2014/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin ihraç ettiği malları taşıdığını, taşınan bu mallarla ilgili olarak düzenlenen Gümrük Belgelerini davalı şirketin "Gönderen (yükleyen) alıcı ile beraber bütün bu şartlardan ve ödenmeyen navlun, vergi, rüsum ve harçlarından müştereken ve müteselsilen sorumludur" şeklinde imzaladığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin yurt dışı firmalarıyla nakliye bedelleri, harç vs. giderler bu firmalara ait olmak üzere ürettiği malların satımında anlaştıklarını, alıcı firmaların göndermiş olduğu tırlara yükleme yapıldığını, davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi veya taşıma senedi yapılmadığını, davacının dayandığı ... taşıma senetlerinin sonradan hazırlanan sahte belgeler olduğunu savunarak, davanın reddi ile % 40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak yapılan dava konusu ... belgelerindeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle davalının takibe dayanak yapılan ... belgelerinden dolayı taşıma bedelinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.