Taraflar arasında görülen davada verilen 06/03/2013 tarih ve 2012/243-2013/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin ticaret unvanının . biçiminde olduğunu, 1974 yılında kurulduğunu, 19.04.2010 tarihinde "anadolu etap cutrale şekil" ibare ve biçimli 31.sınıf malları içeren marka tescil başvurusuna davalı şirketin "" ibareli markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın tarafından kabul edilerek müvekkiline ait başvurunun tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar emtiaları bakımından reddedildiğini, müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle yaptığı itirazın da kararıyla reddedildiği, kararın hukuka uygun bulunmadığını, zira başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, baresinin tek başına ayırt ediliğinin bulunmadığını ileri sürerek kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve şirket vekilleri savunmalarında özetle; kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, anlamsal, görsel ve sescil olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki malların da aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı muterizin davacı başvurusunun yalnızca tohumlar ürünleri için reddini istediği, itiraza bağlı sistemde istemin aşılmasının mümkün olmadığı, davalı kurum kararının tohumlar ürünleri için hukuka uygun bulunduğu, buna karşın davacı başvurusunun tohumlar ürünleri yanında tarım ürünleri ve bahçecilik ürünleri bakımından reddedilmesinin hukuka uygun bulunmadığı, iki işaret arasında 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi kapsamına girecek derecede benzerlik de bulunmadığından, mahkememizce resen gerçekleştirilecek bir ret kararının varlığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, bu sebeple anılan ürünler bakımından başvurucunun itirazının kabul edilmesi gerekirken reddedilmesinin kararını hukuka aykırı kıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2012/M-2938 sayılı kararının 31.sınıftaki tarım ürünleri ve bahçecilik ürünleri bakımından iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Davayı davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı şirketten temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy