MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 gün ve 2012/97-2012/357 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/12/2013 gün ve 2013/6749-2013/22026 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'ye devredilen ... A.Ş'nin.... Şubesi'nde bulunan hesabındaki 45.000 USD'yi, davalı bankanın çalışanlarının yönlendirmesi ile ... .... Ltd’ye aktarıldığını, ancak gerçekte paranın davalı bankanın bünyesinde kaldığının, .... A.Ş. yöneticileri hakkında açılan ceza davasında belirlendiği ve banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan mahkum olduğu, ayrıca ... .... Ltd. hakkında yapılacak hukuki takibatında sonuçsuz kalacağının anlaşıldığını ileri sürerek, 45.000 USD'nin TL karşılığı 19.870,00 TL'nin 11.11.1999 tarihinde itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı harç ve cezadan muaf olduğundan, harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.