MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2013 gün ve 2012/175-2013/80 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.01.2014 gün ve 2013/12047-2014/809 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1983 yılından beri ticari faaliyet gösterdiğini, 1986 yılından itibaren ....Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak sicile kayıtlı olduğunu, yegane işinin kadınlar için büyük beden kıyafet üretim ve satışı olduğunu, ürünlerinde FOLİ markasını kullandıklarını, bu markanın 1993 yılından beri tescilli olduğunu, davalının ise müvekkilinin ticaret unvanını markasıyla karışıklık yaratacak şekilde....ibaresini kullanarak ve.... biçiminde işyeri tabelası kullandığını davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müşterilerin davacının markası ile müvekkilinin markasını karıştırmasına olanak bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf markalarındaki işaretlerin benzediği, davalının marka tescilinde kötüniyetli bulunduğu, davalı markasının davacı adına tescilli marka kapsamında yer alan aynı ve benzer emtialar yönünden hükümsüz kılınabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli bulunan....ibareli markanın 25. sınıftaki koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri ile 35. sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, bu mal ve hizmetlerin adı geçen marka tescilinden çıkarılmasına, tescil kapsamındaki diğer hizmetler bakımından ise hükümsüzlük talebinin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.01.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy