Taraflar arasında görülen davada verilen 08.10.2013 tarih ve 2012/68-2013/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve asli müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ve asli müdahil vekili, müvekkili şirketin 2001 yılında şirket müdürü ...'e çizdirdiği ve yıllardır çeşitli projelerde kullandığı fosseptik planının davalı tarafından, kendilerinden izin almaksızın Rize ilinde kurulması planlanan bir tesisin proje tanıtım dosyasında kullanıldığının öğrenildiğini, davalının halen projeyi kullanmaya devam ettiğini, ihlale konu fosseptik projesinin eser sahibinin müvekkili ... olduğunu, asli müdahil olan müvekkilinin de eser sahipliğinden kaynaklanan manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davacı şirket lehine 68. maddesi gereğince üç kat tutarında 10.000 TL maddi tazminat ile 70/1. maddesine göre 25.000 TL manevi tazminat ve asli müdahil lehine 5.000 TL manevi tazminata, davalının tecavüzünün men ve ref'ine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hukuki bir yararı bulunmadığını, çizimlerin sahibinin ... isimli şahıs olduğunun davacı tarafından beyan edildiğini, anılan çizimlerin hiçbir özgünlüğünün bulunmadığını, bir an için eser mahiyetinde olduğu kabul edilebilse dahi eser üzerindeki haklardan yalnızca mali hakların devir konusu olabileceği, manevi hakların ise devrinin mümkün olmadığı, bu bakımdan dahi davaya konu çizimler üzerindeki manevi hakların davacı şirket tarafından talep edilemeyeceğini, dava konusu fosseptik çizimlerinin eser sahibinin hususiyetini taşır nitelikte olmadığını, 1860’lı yıllardan beri kullanılan, işleyiş sistemi ve mantığı aynı olan çizimler olduğunu, davacının kendine ait olduğunu iddia ettiği çizimlerin esasen çizimi yapan kişiye hareket serbestisi tanımayan, herkes tarafından kullanılabilecek harcı alem çizimler olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu “fosseptik projesi”nin 5846 sayı kapsamında “eser” mahiyetinde kabul edilebilecek, sahibinin hususiyetini taşıyan nitelikte bir plan olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle 5846 sayılı Kanun kapsamında korunmayacağından, eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın ve asli müdahale davasının reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davacı ve asli müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının 5846 sayıükümlerine dayalı koruma talep etmesi nedeniyle söz konusu koruma kapsamına ilişkin hukuki nitelendirmenin 5846 sayılı ükümleri kapsamında mahkemeye ait bulunması nedeniyle davacının başlangıçta eser sahipliğine dayalı tazminat talep etmesine karşın uyuşmazlık konusu projenin eser olmadığının belirlenmesi üzerine aynı Kanun'un 84. ve devamı maddeleri uyarınca atıf yapılan TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayanmasının iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi isabetli değil ise de, dosyada mevcut krokinin harcıalem, hususiyet içermeyen bir çizim vasfında olmasına ve yine davalı tarafın da iltibas ve haksız rekabete yol açan bir davranışının mevcut olduğunun kabul edilemeyecek bulunmasına göre, davacı ve asli müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve asli müdahil vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy