MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/03/2012 tarih ve 2012/58-2012/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılından bu yana “...” ibaresini ticaret unvanında kullandığını, bu ismi marka olarak tescili için TPE’ye yaptığı başvurunun istemin cins isim olması nedeniyle reddedildiğini, davalının ise aynı ibareyi marka olarak tescil ettirdiğini, söz konusu markanın ilk olarak müvekkili tarafından kullanıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın yangın güvenlik ve alarm sistemleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafça davaya konu “...” ibaresinin markasal kullanımının bulunduğu ya da ticaret unvanında yer alan ibarenin uzun süreli kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığı hususlarının kanıtlanamadığı, davacının markasal kullanımından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy