Taraflar arasında görülen davada verilen 26.12.2013 tarih ve 2013/323-2013/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankaya ait keşidecisi olan iki adet çekin karşılıksız kalması nedeniyle 5941 sayılı Kanun'a göre davalı bankaya sorumlu olduğu miktarın tahsili için ibraz edildiğini, davalı bankanın çekteki imza ile ibraz edilen vekaletnamedeki imzaların farklı olduğu gerekçesiyle ödemeden kaçındığını, davalı bankanın sorumlu olduğu miktarı ödemeden kaçınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 2.090,00 TL'nin 14/06/2013 tarihinden itibaren günlük binde 3 gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin arkasında yer alan kaşe üzerindeki imza ile davacı vekili tarafından bankaya ibraz edilen vekaletname ve müvekkili banka kayıtlarında yer alan imza örneklerinin uyumlu olmadığını, bu nedenle ödeme yapmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın lehtar tarafından tahsil amacıyla bir başka bankaya yapılmış tahsil cirosundaki imzaları inceleyerek, imzaların cirantaya ait olmadığı gerekçesiyle 5941 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği ödemeyi yapmaktan kaçınmasının yerinde olmadığı, 5941 sayılı Kanun hükümleri arasında muhatap bankanın bu şekilde bir imza incelemesi yapma yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy