MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 gün ve 2010/372-2012/74 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/12/2013 gün ve 2012/12334-2013/22466 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, TPE nezdinde davalı adına tescil ettirilen ....ibareli markaların sektörünün lider firması olan müvekkili adına TPE nezdinde tescilli olan .... esas unsurlu markalarla görsel ve işitsel olarak ayniyet teşkil ettiklerini, taraf markalarının tescilli oldukları mal ve hizmet sınıflarının da birebir aynı olduklarını, müvekkiline ait markaların tanınmış ve büyük bir müşteri kitlesine ulaşmış olması nedeniyle de davalının belirtilen markaları tescil ettirmek için başvuruda bulunmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu, davalıya ait markaların müvekkili markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar aynı veya benzer olduğunu ileri sürerek TPE nezdinde davalı adına tescilli 2007/45381 nolu ...., 2005/43502 nolu “VİCCO + ŞEKİL” ve 2009/2973 nolu ....ibareli markaların tescilli oldukları tüm emtialar bakımından hükümsüzlüklerine, sicilden terkinlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin varlık gösterdiği tüm sektörlerde .... ana markasıyla tanınıp başarılı olduğunu, TPE nezdinde ....unsurlu markalarının bulunduğunu, müvekkil markalarının, davacının markası tanınmış hale gelmeden tescil edildiklerini, elektrik sektörü dışında başka mal ve hizmetlerde elverişli olmadığı gibi tanınmışlığın da bulunmadığını, davacı markasıyla davalı markası arasında benzerlik ihtimalinin dahi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava dışı davalıya ait 2001/13235 nolu markanın tescili için başvuru yapıldığı tarihte davacı markalarının tanınmış marka olmadıkları, taraf markalarının 35. sınıf dışındaki tescilli oldukları sınıfların da belirtilen tarih dikkate alındığında farklı oldukları, bilirkişi raporunda taraf markalarının işaretsel anlamda benzer olduğu belirtilmişse de bu tespitin sadece davacı markalarındaki Vİ-KO ibaresi ile davalı markalarındaki .... ibarelerinin karşılaştırılması suretiyle yapıldığı, taraf markalarının bir bütün olarak karşılaştırılması durumunda ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olamayacağı gibi tarafların markalarını taşıyan ürün ve hizmetlerin aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği ihtimalinin ortalama tüketici nezdinde oluşmasının mümkün olmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının da uzun yıllardan beri markalarını kullandığı, yatırım yaptığı, markasının ayakkabıcılık sektöründe belirli bir ayırt ediciliğe kavuştuğu, gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.12.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.