MAHKEMESİ : İSKENDERUN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2011/254-2013/638
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2013 tarih ve 2011/254-2013/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı G.. A.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Garanti Bankası Çarşı Şubesi'nde hesabı bulunduğunu ve maaşını bu bankadan aldığını, davalı banka müşteri hizmetlerinden görevlinin müvekkilini arayarak bankalarının hizmeti olan çeşitli türden sigorta güvencelerinden faydalanmak isteyip istemediğini sorduğunu ve müvekkilinin de kredi kartı ödeme güvencesi ile gelir güvencesi sigortası yaptırmayı kabul ettiğini, anılan sigortalar kapsamında müvekkilinin herhangi bir şekilde ve sebebi ne olursa olsun işsiz kalması durumunda kredi kartı borcunu ödeyeceklerini ve istek dışı işsizlik halinde gelir güvencesi sigortasının devreye girerek işsizlik ödeneğinde bulunacaklarını belirttiklerini, müvekkilinin 31.12.2009 tarihinde İskenderun Belediyesi'ne bağlı taşeron olarak çalıştığı şirketten işten çıkartıldığını, bu nedenle kredi kartı borcunu ödeyemediğini, banka yetkililerinin sigorta poliçesinin devreye girmeyeceğini ve kredi kartı borcunun ödenmeyeceğini ve gelir güvencesi sigortası kapsamında da işsizlik ödeneği verilmeyeceğini bildirdiklerini, davalıların hem müvekkiline sigortalardan prim kesintisi yaptıklarını hem de işsiz kaldığı halde sigorta kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, her iki sigorta yönünden müvekkilinin çalıştığı işin ihaleli iş olup, teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını oysa, müvekkiline ihaleli işlerin teminat kapsamında olmadığının bildirilmediğini, sigorta poliçesinin de gönderilmediğini, müvekkilinin işten çıkarılmasından sonra alacak davası açtığını, bu davada iş akdinin feshinin haksız olduğuna karar verildiğini ve işbu davada müvekkilinin her ne kadar ihaleli bir iş alan taşeron firmada çalışsa da yaklaşık 11 yıl asıl işveren Belediye'de ve de devamlı bir iş alanında çalıştığının anlaşıldığını ileri sürerek, kredi kartı ödeme güvencesi sigortası yönünden 1.650,00 TL kredi kartı ödeme güvencesi tazminatının, gelir güvencesi sigortası yönünden 1.986,00 TL gelir güvencesi tazminatının davalılardan 31.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. vekili, davacının talebinin sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı G.. A.. vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Garanti Bankası İskenderun Çarşı Şubesi'nde hesabının bulunduğu ve maaşını bu bankadan aldığı, adı geçen bankanın müşteri hizmetleri tarafından davacının arandığı, sigortanın yapıldığı telefon konuşmasının başlangıcında Garanti Müşteri Hizmetlerinden arandığının söylendiği, bu şekilde dosyaya yansımış haliyle telefonda onay almak suretiyle sözleşmelerin yapıldığı, sözleşmelerin incelenmesinde; davalılardan Garanti Bankasının sigorta ettiren ve aracılık sıfatlarına haiz olduğu, diğer davalı Garanti Emeklilik Hayat A.Ş.'nin teminat veren olduğu, davacının kredi kartı ödeme güvencesi sigortası ile gelir güvencesi sigortası yaptırdığı, bu sigortalar kapsamına göre, davacının her ne sebeple olursa olsun irade dışı işsiz kalması durumunda kredi kartı borcunun ödeneceği ve istek dışı işsiz kaldığında 6 ay boyunca ayda 331 TL sigorta tazminatı ödeneceği hususunun düzenlendiği, davacının 31.12.2009 tarihi itibariyle çalışmakta olduğu İskenderun Belediyesi'ne bağlı özel şirketteki işinden çıkarıldığı, bu çıkarma sonucunda haksız fesih ve alacak davası açtığı ve bu davaları kazandığı, kararların kesinleştiği, davacının banka ile yapmış olduğu sözleşmeler doğrultusunda kredi kartı borcunun ödenmesi ve gelir güvencesi sigortasından tazminat bağlanmasını talep ettiği halde Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş'nce bu taleplerin reddedildiği, reddin hukuki gerekçesinin sözleşme içeriği ile uyum sağlamadığı, kaldı ki tazminat taleplerinin reddine gerekçe yapılan hususların davacıyla yapılan telefon görüşmelerinde davacıya bildirilmediği, bu konularda bilgilendirilmediği, sözleşme içeriği hakkında detaylı meşruhatlı bilgi verilmediği, davacının taleplerinde bu nedenlerle haklı olduğu, ayrıca diğer davalı G.. A.. için husumet yönünden davanın reddi talep edilmişse de, sözleşmede taraf olması, Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. ile G.. A.. arasında bağın bulunması, davacıyı sözleşme yapmak üzere arayan kişilerin Garanti Bankası müşteri hizmetlerinden aramış olmaları nedenleriyle Garanti Bankası A.Ş'nin de mevcut alacaktan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu ancak, Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş.'ye başvuru tarihi taraflarca da kabul edilen 11.02.2010 olup; sigorta şirketinin temerrüdü tebliğden itibaren 8 gün sonra gerçekleşeceğinden bu davalı yönünden temerrüt başlangıcının 19.02.2010 olduğu, diğer davalı G.. A.. yönünden ise dava öncesi herhangi bir ihtarname olmadığı için dava açılmasıyla temerrüde düştüğü kabul edilmiş olup, bu davalı yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, kredi kartı ödeme güvencesi sigortası yönünden 1.650,00 TL, Gelir Güvencesi Sigortası yönünden 1.986,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm altına alınan alacak kalemlerine banka yönünden dava tarihi itibari ile yasal faiz, davalı Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. yönünden 19.02.2010 tarihi itibarı ile yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı G.. A.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı ödeme güvencesi ve gelir güvencesi sigortasına dayanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulü ile her bir sigorta yönünden hükmedilen tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davalı banka yönünden de kabul kararı verilmiş ise de, banka kredi alacaklısı olup, hakkında menfi tespit ve/veya murazaanın giderilmesi davası niteliğinde açılmış bir dava bulunmadığı gibi, incelenen poliçelerde de lehdarın davacı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, işbu davada davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğinden banka hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı banka hakkında da kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy