Taraflar arasında görülen davada verilen 05.11.2013 tarih ve 2012/161-2013/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dolum ve tevzi faaliyetleri ile iştigal ettiğini, uzun yıllardan beri markaları altında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin talebi üzerine sayılı dosyasında verilen arama kararı üzerine davalıya ait işyerinde yapılan arama neticesinde müvekkiline ait markasını taşıyan çeşitli ebatlarda boş tüplerin ele geçirildiğini, davalının yetkili bayii olmadığı halde müvekkiline ait boş tüpleri uhtesinde bulundurma eyleminin müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ileri sürerek davalının eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, davalının bulundurduğu müvekkiline ait markaları taşıyan boş veya dolu tüplerin toplatılıp imhasına, TTK'nın 61. maddesi uyarınca hükmün ilanına, 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 15.12.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin deposunda bulunan davacıya ait tüpleri doldurup satışa arz etmediğini, müşterilerinden gelen değişik marka tüpleri kendi markasını taşıyan tüplerle değiştirmesi neticesinde bu tüplerin bulundurulduğunu, piyasada bulunan takasçılardan bu tüpleri kendi markasını taşıyan tüplerle değiştirdiğini, depoda sadece 4 adet tüp bulunduğunu, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 556 sayılı marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin tahdidi olarak sayıldığı, davalın deposunda ele geçen tüplerin orijinal ürün olduğu, davacı tarafından bu tüpleri şahsi ihtiyacı haricinde ticari amaçla doldurulup piyasaya sürüldüğünün ispat edilemediği, somut olayda bu nedenle marka hakkına tacavüzün varlığından bahsedilemeyeceği,
.../...
-2-
maddesi uyarınca “Boş olanlar da dahil olmak üzere tüpleri; imalat fabrikaları, dağıtıcılar, ve bayileri dışında, şahsi ihtiyaç haricinde hiçbir kişi veya kurum tarafından bulundurulamaz, takas ve satışa konu edinilemez” hükmünün bulunduğu, bu hüküm uyarınca davacının ancak kendi bayii olduğu firmalara ait ürünleri bulundurmak zorunda olduğu, davalının kendi firması dışında başka bir firmaya ait ürünleri bulundurma eyleminin TTK'nın 57/10. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti ve tecavüzün men'ine davacının marka hakkına tecavüzün tespitine yönelik talebinin reddine, davalın işyeri ve depolarında bulunan davacıya ait boş veya dolu tüplerin toplatılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, TTK'nın 61. maddesi uyarınca hükmün ilanına, davanın davalının tek eyleminden dolayı açılması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 316,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.