MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ ...
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.01.2014 tarih ve 2008/569-2014/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili, davalı ve dava dışı arasında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkiline davalıya ait hayat sigorta sözleşmeleri, dava dışı şirkete ait ise elementer alanda sigorta poliçesi düzenleme yetkisi verildiğini, davalı şirket ve dava dışı şirketin birlikte düzenledikleri azilname ile müvekkilinin sözleşmenin 18 ve 19. maddelerini içeren prim tahsilatı ile ilgili şartlara uyulmadığı belirtilerek sözleşmenin feshedildiğini, hayat sigortası alanındaki sigorta primlerini davalı şirketin kendisinin tahsil ettiğini, müvekkilinin hayat sigorta primlerini tahsil etmediğinden davalı şirkete prim borcu bulunmadığını, dava dışı şirkete olan prim borcununun ise müvekkili şirket ortakları tarafından ödendiğini, davalının müvekkiline 6 yıllık hayat sigortası komisyonunu ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 8.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, ıslah dilekçesiyle toplam talebini 121.708,58 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davalının acentelik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davacının tazminat talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine dayanılarak dava konusu hayat sigortaları ile ilgili olarak verilen vekaletnamelerde davalının yetki ve sorumluluğunun sadece hayat branşı ve can sigortaları için sigorta teklifleri ve bilgi formlarını davacı şirkete göndermekle sınırlı olduğu, prim tahsil yetkisi ve poliçe tanzim yetkisi bulunmadığı, bu nedenle davalının " pirim ödenmediği" iddiasıyla yaptığı feshin haksız olduğu, davacı şirketin davalı şirketten 85.043,96 TL komisyon alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 77.043,96 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından hayat sigorta poliçesi teklif ve bilgi formlarının davalı şirkete gönderilmesine dayalı komisyon alacağına ilişkin olması nedeniyle davalı tarafından aktin feshedilmesinin haklı olup olmadığının bu davada tartışılmasına gerek bulunmamasına, mahkeme gerekçesinde feshin haksız sayılmasının işbu davanın sonucuna etkili olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.354,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.