MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/03/2013 gün ve 2012/258-2013/208 sayılı kararı bozan Daire’nin 20/12/2014 gün ve 2010/5905-2011/17291 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl dosya kapsamında, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı bulunduğunu, şirketin ortaklarından ...'ın öldüğünü, müvekkillerinin TTK'nın 418/4. maddesi uyarınca ölenin bağlı nama yazılı payları üzerinde kanuni ön alım haklarını kullanmak istediklerini, davalıların da bu kişinin mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin anılan haklarına dayanarak açtıkları önceki davanın kabulüne karar verilip davalı ... dışındaki davalılara isabet eden payların müvekkilleri adına şirket defterine kaydedildiğini,
davalı ... hakkındaki kararın henüz kesinleşmediğini, bu arada ...tarafından davalı şirkete keşide edilen 16.03.2006 tarihli ihtar ile diğer mirasçıların paylarının haricen satın alındığının bildirilip adına tescilinin talep edildiğini, böyle bir devir işleminin geçerli olmadığını ileri sürerek, anılan devir işleminin geçersiz olduğunun tespitini, İbrahim mirasçılarına intikal edecek paylardan ...'ye düşecek pay dışındaki payların müvekkilleri adına şirket pay defterine tescilini talep ve dava etmiş, birleşen 2009/765 E. sayılı dosya kapsamında, davalı ...'a diğer mirasçılara intikal eden şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşmenin gerek şekil gerekse esas yönünden hem TTK'ya hem de şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu belirterek devir işleminin geçersizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen 2012/606 E. sayılı dosyada ise, davanın, murisin diğer mirasçıları ile birlikte açılmasının zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle gerekli olduğunu, şirket ana sözleşmesinde pay devirleri konusunda özel düzenleme getirildiğini, pay devri sözkonusu olduğunda öncelikle şirket yönetim kurulunun bu hususu kabulünün gerektiğini, davacı dışındaki mirasçıların şirket pay defterine kaydolmuş ortaklar olmadıklarını, fiilen sahip olmadıkları şirket paylarının davacıya satışına ilişkin işlemin hukuken geçersiz bulunduğunu belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... vekili, birleşen 2009/765 E. sayılı dosya kapsamında, davacıların tarafı olmadıkları hisse devir işlemini dava edemeyeceklerini belirterek davanın reddini istemiş, birleşen 2012/606 E. sayılı dosya kapsamında ise, şirket ortaklarından müvekkilinin babası ...’ın 13.06.2001 tarihinde ölümüyle mirasçılarına kalan payların mirasçılar tarafından müvekkiline devredilmesi üzerine sözkonusu payların şirket pay defterine müvekkili adına kaydının yapılması yönündeki istemin müvekkili dışındaki mirasçıların paylarının davalı gerçek kişiler adına pay defterine kaydedilmiş olması nedeniyle yerine getirilmediğini, yapılan kaydın hukuki bir dayanağı olmadığını belirterek müteveffa ortak ...’dan mirasçılarına intikal eden şirket paylarının gerçek kişi davalılar adına şirket pay defterine yapılan kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalılar/birleşen 2009/765 E. sayılı dosya davalıları davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, muris ...'ın davalı şirkette bulunan 440/80000 hissesinden davalı ... dışındaki mirasçılara düşen payların davacılar adına şirketteki hisseleri oranında ortaklık pay defterine kayıt ve tesciline, davacılar tarafından yatırılan şufa bedeli olan 8.331,00 TL'nin pay sahiplerine payları oranında karar kesinleştiğinde ödenmesine; birleşen 2009/765 E. sayılı dava yönünden, davanın açıldığı tarih itibariyle asıl dava dosyasının yargılamasının devam ettiği ve birleşen 2012/606 E. sayılı dava dosyası dikkate alındığında, bu davadaki talebin asıl dava konusu olaya ilişkin mükerrer talep niteliğinde bulunduğu ve davacıların bu davada hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; birleşen 2012/606 E. sayılı dava yönünden, her ne kadar müteveffa ortak ...’dan mirasçılarına intikal eden şirket hisselerinin herhangi bir yasal neden bulunmaksızın gerçek kişi davalılar adına şirket pay defterine kaydı hukuka uygun değil ise de, birleşen dava ve bu davanın açıldığı tarihte görülmekte olan önalım davası birlikte değerlendirildiğinde, müteveffa ortak ...'a ait 440/80000 hissenin davacılar adına pay defterine tescil kaydının terkini gerektiği, ancak asıl dava ile şufa davası kabul edildiğinden birleşen dava davacısı adına kayıt ve tescil talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile birleşen davanın kısmen kabulüne, müteveffa ortak ...'a ait 440/80000 hissenin davacılar adına pay defterine tescil kaydının terkinine, asıl dava ile şufa davası kabul edildiğinden birleşen dava davacısı adına kayıt ve tescil talebinin reddine dair verilen karar asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını istemiş ise de gerekli tebligat giderini yatırdığının kanıtlanmamasına, kanun yolları bakımından davaya uygulanacak HUMK'nın 438/1. maddesi uyarınca tebligat gideri verilmemiş ise duruşma isteğinin dikkate alınmayacağının hüküm altına alınmış olmasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy