Taraflar arasında görülen davada verilen 31/12/2013 tarih ve 2013/110-2013/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili kuruluş mülkiyetindeki binası, yolcu salonu, eski paket postanesi, salı pazarı liman sahasındaki 7 adet antrepo ve ofis binaları ile binasının bulunduğu sahil şeridini kapsayan turizm merkezi ilan edilen alanda hazırlanarak bu projeyi hayata geçirmek için müvekkili kurum tarafından, 2002 yılında çalışmalara başlandığını, tanınmış hale gelen proje isminin davalı tarafından haksız olarak marka olarak tescil edildiğini ileri sürerek ihale üzerindeki öncelik hakkı ve markanın kullanılmaması nedeniyle markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın 2005 yılında müvekkili tarafından tescil ettirilmiş olan markaya süresi içinde itiraz etmediği, davayı da 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açmadığını ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin ibaresini 2005 yılında sadece iştigal konusu dahilindeki belirli sınıflarda tescil ettirdiğini, kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tanınmış proje isminin sağladığı tanınmışlıktan yararlanma kastıyla davalının bu ibareyi seçtiği, dolayısıyla davacının emek ve yatırımlarından paraziter şekilde yararlanmayı hedeflemesi nedeniyle tescilin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.