MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 gün ve 2011/229-2012/256 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/11/2013 gün ve 2013/1443-2013/18439 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ....nin (... Yatırım Menkul Değerler A.Ş.) menkul değerler bölümünde müdür yardımcısı olarak görev yapan ...in 1996 yılında müvekkilini kandırarak, ondan aldığı paralar karşılığında sahte hazine bonoları verdiğini, müvekkilinin... ile ...ne karşı ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/188 Esas sayılı dosya ile açtığı davada, davalının bu olayda %75 kusurlu olduğu kabul edilerek alacak talebinin %75'inin hüküm altına alındığını, munzam zarar tazminatı isteminin ise esas alacaklarda ilgili ana para ve faiz alacağı kesinleşmeden istenemeyeceğinden bu aşamada dinlenme koşulları bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, kararın temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiğini, hükümde belirtilen alacağın davalıdan tahsil edildiğini, mahkeme kararıyla hüküm altına alınan alacaklarına uygulanan faizin müvekkilinin zararını karşılamadığını, BK'nın 105. maddesi gereğince munzam zararının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 30.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 416.077,18 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, tahsil edilen alacağa uygulanan faiz oranı dikkate alındığında davacının munzam zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 20/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy