MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 gün ve 2012/507-2013/157 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/01/2014 gün ve 2013/11655-2014/1314 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, 19.08.2011 tarihinde dava dışı 3. kişinin yine davalı bankaya ait olan kredi kartı ile toplamda 12.500 TL'lik alışveriş yaptığını, ancak bu miktarın davalı banka tarafından, ihtara rağmen davacıya ödenmediğini ileri sürerek, anılan miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinde yapılan alışveriş saatinde dava dışı kart hamilinin davalı banka şubesinde işlem yaptığının tespit edildiğini, bu nedenle alışverişin dava dışı kart hamili tarafından yapıldığının şüpheli olduğunu, bu durumda davacının alışverişe konu malın, kart hamiline teslim edildiğini ispatlamak zorunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dışı kart hamili .....’ın davalı bankaya ait kredi kartı ile davacının işyerinden 12.500 TL alışveriş yaptığı ancak davalı bankanın, dava dışı kredi kartını kullanan kişinin aynı saatlerde hem bankada işlem yapması hem de davacının işyerinde alışveriş yapmasının şüphe uyandırdığı gerekçesi ile 12.500 TL'ye bloke koyduğu, davalının şüphelerinin doğruluğunu ortaya koyacak hiçbir delilinin bulunmadığı, kaldı ki kredi kartı ile alışveriş yapan kişinin yaptığı alışveriş miktarı kadar davalı bankadaki hesabına 12.500 TL yatırdığı, bu nedenle bankanın riskinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.500 TL'nin faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.01.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 284,70 TL karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy