MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2013 tarih ve 2012/94-2013/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temyiz talebinin reddine ilişkin kararı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2009 yılından bu yana taraflar arasında distribütörlük anlaşmaları bulunduğunu, müvekkilinin İngiltere’de kurulu 30 senelik bir şirket olduğunu, tüm dünyada besin intoleransı ve alerji konusunda meşhur York Testi ile tanındığını, bu test ile parmak ucundan alınan kan ile kişinin hangi gıdalara karşı intoleransı olduğunun tespit edildiğini, bu testin şu an dünyada sadece .... tarafından uygulandığını, davalının müvekkilinin Türkiye’de tek satıcı ve distribütörü olduğunu, bu sözleşmelerde davacının tek şartının sözleşmenin 12. ve 14. maddelerinde belirtildiği gibi davacıya ait markanın ürünlerin üzerinde ve davacının istediği şekilde ve yerde ve yine davacının yararına olacak şekilde kullanılması gereği ve markadan kaynaklanacak markasal değer ve gelirlerin derhal davacıya devri konusunda anlaştıklarını, temsil edilenin özel yetki vermediği sürece davalı temsilcinin markaları kendi adına tescil ettiremeyeceği, davalının müvekkiline ait markayı hiçbir yetki, onay, icazet almadan aynı logo ve kelime ile hem şekil hem sözcük markası olarak tescil ettirdiğini, devir için üç milyon Euro talep ettiğini, bu durumun kötüniyetli olduğunu, davalının kötü niyetli olarak adını tescil ettirdiği 2009 64723 tescil nolu ve 2009 64724 tescil nolu markaların öncelikle müvekiline devrini, kabul edilmemesi halinde ise davalı adına kayıtlı işbu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini, markanın davacıya karşı kullanılmasının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında sözleşme olmasının kötüniyetli olduğu anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, müvekkilinin .... isimli markayı .... ülkelerinde tanınmış marka haline getirdiğini, marka için üç milyon Avro yatırım yaptığını, marka tescillinden evvel davacının bu durumdan haberdar edildiğini, bu nedenle daha önceye dayanan öğrenme süresi ve bu süre üzerinden geçen zaman içerisinde davacının suskunluğunun zımni kabul anlamına geleceğini, aksi durumun MK'nın 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılmasına yol açacağını savunarak davanın reddini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı markasının tanınmış olduğu ve marka hakkını davalı tarafa devrettiğine veya marka tescillerine onay verdiğine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalı tarafın tescilinin kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının TPE nezdinde tescilli 2009 64723 ve 2009 64724 tescil nolu markalarını 556 sayılı KHK'nın 17. maddesi uyarınca davacı ... Laboratories Ltd. adına devrine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak mahkemece temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, temyiz talebinin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy