MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2012/316-2013/619 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... A.Ş'nin 03/10/1997 tarihinde diğer davalı ... tarafından kurulduğunu, anılan davalının şirketin tek imza yetkilisi olduğunu, ... Holding A.Ş. adına para toplayan ... grubunun Avrupa'da bu faaliyetini ... Şirketi ile sürdürdüğünü, ayrıca ...'da da ... Trading A.G. kurulduğunu, bu şirketlerin milyonlarca DM toplandığını, hem de toplanan paraların Türkiye de kurulan ve hiçbir ticari faaliyette bulunmayan ... Holding A.Ş.'ye aktarıldığını, toplanan paralar karşılığında yüksek oranlarda faiz garantisi ve geri ödeme güvencesi verildiğini, müvekkiline de aynı garantiler verilerek 25.000 DM tahsil edildiğini, müvekkilinin bugüne kadar parasını geri alamadığını, davalıların para toplama faaliyetinde paravan olarak kullandıkları şirketleri iflas ettiğini, ileri sürerek, 25.000,00 DM (12.782,30 Euro) karşılığı 23.008,00'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine binaen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların 25.000 DM yatırdığı dava dışı ... Trading A.G şirketi ile davalı ... AŞ' nin tek imza yetkilisi olan davalı ... hakkında ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2002/614 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesi 16/11/2006 tarihinde verilen mahkumiyet kararının gerekçesinde "sanığın yurtdışında kurmuş olduğu şirketlerin gerçekte kabul edilebilir bir ticari faaliyetleri olmadığı gibi bu şirketlerin müştekilerden sessiz ortaklık sözleşmesi doğrultusunda para toplamaya yönelik paravan şirketler oldukları, Türkiye de bulunan ve sanığın tek imza yetkilisi olduğu ... Holding'in ödeme gücü olmamasına rağmen kurulduktan kısa bir süre sonra hiçbir ticari faaliyette bulunmadan sermayesini çok büyük bir oranda arttırdığı, yurtdışı firmalardan ... Holding'e büyük oranda döviz akımı olduğu ve ... Holding'in sermaye arttırımında kullanıldığı, kullanılan bu paraların şirket kayıtlarına uygun bulunmadığı, yine sanığın yurtdışındaki şirketleri vasıtası ile sessiz ortaklık adı altında müştekilerden toplamış olduğu paraların büyük bir kısmının da sahibi olduğu diğer şirketlere aktarıldığı, aktarılan paraların sanığın borçlarını ödemek üzere kullanıldığı, sanığın şahsi hesabına da bu yolla Türkiye'ye büyük miktarda paralar geldiği, bu şekilde yurtdışındaki şirket hesaplarından sanığın şahsi hesaplarına aktarımlar yapıldığı, bu aktarımların hukuki olmadığı ve kayıtlara uygun bulunmadığı, aktarılan miktarların 1998-1999-2000 yılları itibari ile toplam 47.493.127.550,131 TL karşılığı döviz olarak göründüğü, sanığın kitle iletişim araçları ile hileli davranışlarda bulunarak müştekileri aldatarak onların zararlarına ve kendisinin menfaatine hareket ettiği" ifade edilerek zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın bir kısım suçtan zarar gören şikayetçilerin katılma talebi konusunda karar verilmediğinden bahisle Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına karar verildiği ve neticede 2008/101 E. 2008/458 E. Sayılı 17/12/2008 tarihli kararla davanın zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu görülmüş, davalı şirket defterlerinde 1998-1999 ve 2000 yıllarına ilişkin kayıtlarda davalı şirketin dava dışı yurtdışında kurulu şirketlere borçlu olarak göründüğü, ... GmbH ve ... A.G'nin davalı şirkette hissedar oldukları, davalı şirketin ortaklık vaadi ile sermaye topladığı, şirkete para yatıran kimselerin ise birikimlerine kar getirebilecek bir yatırım saikiyle hareket ettiklerinden her iki yanın gerçek niyetinin ortaklık olmadığı, ortaklık görünümü altında şirkete borç verme şeklinde muvazaalı bir işlem gerçekleştirildiğinden ve tüzel kişilikler arasında hakkın kötüye kullanılması söz konusu olduğundan çapraz perdenin kaldırılması ile davacının diğer şirketten olan alacağının davalı şirketten ve perdenin kaldırılması ile davalı ...'den talep edilebileceği, davacının parasını yatırdığı dava dışı ... trading A.G'nin aynı zamanda davalı şirkette hissedar olması ve her iki şirketin tek yetkilisinin davalı ... olması karşısında dava dışı şirket ile davalılar arasında organik bağın bulunduğu, bu kapsamda dava dışı ... Trading A.G'nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunsa dahi hakkın kötüye kullanılması yasağı ve dürüstlük kuralı temeline dayalı olarak tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile davacının para yatırdığını ispatladığı ve sicilden terkin edildiği anlaşılan dava dışı ... trading A.G den olan alacağından davalı ...A.Ş. ile TTK 336 maddesi uyarınca diğer davalı ...'ün şahsi mal varlığı ile sorumlu tutulması gerektiği, dava tarihi itibari ile zaman aşımı süresinin dolmadığı, 25.000 DM'nin dava tarihi itibari ile karşılığının 22.827,90 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 25.000 DM'nin dava tarihindeki karşılığı olan 22.827,90 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.535,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy