Taraflar arasında görülen davada verilen 17/12/2013 tarih ve 2013/1066-2013/1006 sayılı kararın bozmaya uyularak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, özel güvenlik şirketi olan müvekkilinin 08/02/2010 tarihinde müze müdürlükleri ve ören yerleri özel koruma ve güvenlik görevlisi hizmet alımı işi ile ilgili olarak yaptığı ihaleye davalı ve dava dışı ihale dışı kaldığını, müvekkili şirketin ise birim fiyat teklif mektubu birinci satırındaki işçilik giderlerine ait bedelin zorunlu asgari işçilik bedelini karşılamaması nedeniyle ihale dışı bırakıldığını, yapılan itiraz neticesinde teklifinin tekrar değerlendirmeye alındığını, davalının müvekkili şirket aleyhine konuyla ilgili olarak internet siteleri ve sosyal paylaşım odalarında aleyhe tutum ve davranışlar sergilediğini, asılsız ifadelere yer verdiğini, müvekkiline ait ticari sırrın kamu oyuna sunularak haksız rekabet ortamı yaratıldığını, ileri sürerek 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihale dışı bırakılan davacı şirketin Kamu İhale Kurumuna itirazda bulunduğu, itiraz üzerine mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikte olduğunun tespit edildiği, haberin ihaleye ilişkin hukuki ve fiili süreci açıklayan metin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 768,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.