MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2013 tarih ve 2011/403-2013/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/birleşen dosya davalısı vekili, müvekkili ... ile davalının ... Koll. Şti'nin ortakları olup, her iki ortağın da şirketi temsil ve idarede münferiden yetkili olduğunu, davalının şirkete zarar veren eylemlerde bulunduğunu belirterek davalının ... Kollektif Şirketi'nin bünyesindeki temsil yetkisinin kaldırılmasına, bunun mümkün olmaması halinde TTK'nın 161. maddesi uyarınca idare hak ve görevlerinin kısıtlanması veya ana sözleşmeye çift imza kuralının eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında ıslah talebinde bulunarak şirketin haklı nedenle feshi ile ortaklığın sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiş; birleşen dava yönünden, yargılama aşamasında ortaklar arasındaki güven ilişkisi ortadan kalktığından müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına ve kendisine ortaklık payının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı/birleşen dosya davacısı vekili, asıl dava yönünden, müvekkilinin şirket menfaatlerine uygun hareket ettiğini belirterek davanın reddini istemiş, birleşen davada, TTK'nın 257. maddesi kapsamında davacının ortaklıktan çıkarılarak diğer ortak müvekkiline ortaklığın tüm mal varlığı ile bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, kollektif şirketin ortaklarının davacı/birleşen dosya davalısı ... ile davalı/birleşen dosya davacısı olduğu, her iki ortağında şirketi temsil ve idarede münferiden yetkili kılındıkları, ortakların ihtilafa düşerek birbirlerinin idare ve temsil yetkisine tahammül edemez hale geldikleri, güven ilişkisinin son bulduğu, tarafların yargılama aşamasında şirketin haklı nedenle feshi koşullarının varlığını kabul ettikleri ve davacı/birleşen dosya davalısı ...'in ortaklıktan çıkarılmasına ve ortaklık payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ettikleri, şirketin haklı nedenle feshi koşulları oluşmakla birlikte fesih yerine ortak ...'in şirketten çıkarılarak şirketin devamının sağlanması gerektiği, TTK'nın 261 ve 262 maddeleri uyarınca hesaplanan pay değerinin 39.580,20 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden şirketin feshine ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile, TTK'nın 257. maddesi uyarınca ortak ...'in ortaklıktan çıkarılarak ... Kollektif Şirketinin bütün iş ve işlemleri, varlıkları, alacak ve borçları ile ortak ...'e bırakılmasına, çıkarılan ortak ...'in hesaplanan payı 39.580,20 TL'nin çıkarılacak ilk bilanço tarihinde kendisine ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.027,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy