Taraflar arasında görülen davada verilen 28/01/2014 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olup, 22.8.2006 tarihinde kimliği belirsiz kimseler tarafından internet şifresi kırılmak suretiyle hesabında bulunan 9.951,58 TL' dava dışıdava dışı yapıldığını, müvekkilinin hesaplarına ait internet şifresinin kırılması ve hesapta bulunan paraların 3. kişilere havale edilmesi üzerine davalı banka tarafından müvekkilinin arandığını, yapılan işlemlerin müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığının anlaşılması üzerine çekilen paralar üzerine bloke konulmuş ise de, 9.951,58 TL'nin kimliği belirsiz kişilerce çekildiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine ceza soruşturmasının da başlatıldığını, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 9.951,58 TL'nin paranın çekildiği 22.8.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin en üst düzey güvenlik sistemini kullandığını, kusurun davacıda olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından 22.08.2006 tarihinde 9.951,58 TL'nin yapıldığı, bunun davacıya ait hesabın internet şifresinin kırılması suretiyle davacının haberi olmadan yapılan işlem olduğu yönünde taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığı, anlaşmazlığın söz konusu işlemde bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, bankaların aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olduğu, bu nedenle hafif kusurlarından dahi sorumlu bulundukları, olayda davacının müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği, bu hususta davalının ispat yükü altında olduğu, davalı bankaca davacıya verilmiş olan şifre ve parolanın davacının kusuruyla 3. kişilerin eline geçirildiği
hususunun kanıtlanamadığı, ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesinin esasa etkiliolmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 9.951,58 TL'nin 22.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 510,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy