Taraflar arasında görülen davada verilen 10/10/2013 tarih ve 2011/404-2013/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 08/12/2011 tarih ve 2011/ 450 esas ve 2011/1519 karar sayılı ilamı ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açmış bulunduğu alacak davasının kısmen kabul edilerek karar verildiğini, fazlaya ilişkin alacak miktarı olan 5.084, 20 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 08/12/2011 tarih 2011/450 esas ve 2011/1519 sayılı dosya konusu, dava sebebi ve taraflarının aynı olduğu, kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karra verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.