MAHKEMESİ: ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2008/132-2014/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ...,..., ... ve... sayılı şekil markalarının bulunduğunu, müvekkilinin bu markaları özgün bir şekilde kombine ederek "..." adlı ürün ambalajı üzerinde kullandığını, davalının "..." ve "..." markalarıyla piyasaya sürdüğü çikolata bar ürün ambalajının müvekkilinin şekil markalarıyla ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu gibi, ambalajlar içerisindeki ürün şeklinin de müvekkiline ait ürünün taklidi olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olarak ürün şeklini pek çok Avrupa Birliği ülkelerinde tescil ettirmiş olduğunu ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da "..." ve "..." markalarının TPE nezdinde koruma altında olduğunu, haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının "..." ve "..." markalı ambalajlarının davacı taraf adına tescilli markalarla iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, ürün şekillerinde benzerlik bulunması ve ürün şekli üzerinde davacı tarafın gerçek hak sahibi olması nedeniyle davalının ürün şekillerinin TTK'nın 56 ve devamı hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.