MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/12/2013 tarih ve 2005/440-2013/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 10.07.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 2001/01236 tescil numarası ile tescil edilen tekstil kumaşları çoklu tasarımının taklitlerinin davalı firma tarafından 10.05.2002 tarihinden geçerli olmak üzere 2002/01051 no ile tescil edildiğini, davalı tarafından üretilen ürünlerin tasarım taklidi ürünler olduğunu, davalının hiçbir zorunluluk olmadığı halde müvekkiline ait tasarımı kendi firması adına tescilli tasarımla birlikte söz konusu ürünler üzerinde kullanmasının bilgilenmiş tüketiciler üzerinde aldatmaya yol açacağını, davalının bu şekilde ürettiği ürünleri gerek ... içi gerek ... dışı pazarlarda piyasaya arz ederek 554 sayılı KHK'yı ihlal ettiğini ve haksız kazanç sağladığını belirterek davalının ...'de adına tescilli 2002 01051 nolu tasarımın iptali ile sicilden terkinine, davaya konu ürünlerin piyasadan tedbiren toplatılmasına, üretim ve satışlarının tedbiren durdurulmasına, davalı tasarımın dava sonuna kadar kullanımının devrinin tedbiren durdurulmasına, bu ürünlerin üretim ve dağıtımında kullanılan araç, gereç ve teçhizata el konulmasına, 2.000 TL manevi, 2.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine, hükmün gazete ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tekstil tasarım tescillerinde tasarımın küçük bir parçasının benzerliğinin değil tasarımın bütününün ele alınarak değerledirilmesi gerektiğini, her iki tasarımda da her ne kadar gül tomurcukları var ise de bilinçli satın alıcının her iki desenin birbirinden kolaylıkla ayırt edebileceği kadar farklı özelliklere sahip olduğunu göreceğini, davalının tescilli tasarımının paket olarak karşılaştırması yapıldığındada tüketiciye takdim şekli olan ambalaj ve ürünü sergileme şeklinin davacıya ait üründen tamamen farklı olduğunun görüleceğini, gül tomurcuklarının kimsenin tekelinde olamayacağını, iki ürünün tamamen birbirinden farklı olması nedeniyle haksız rekabete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalı tasarımlarında seçici algıyı ürünlerde kullanılan gül tomurcuklarının oluşturduğu, ürünlerde kullanılan gül tomurcuklarının birbirinin aynı olduğu, davalı ürününde bulunan karelerin seçici algıyı etkilemediği ve genel algı üzerinde belirgin bir farklılık oluşturmadığı, tasarımda sonsuz seçenek olasılığı mevcut iken davalının, zemin dışında davacı adına tescilli bulunan tasarımdaki aynı görseli yani gül motifini aynı stilde kullandığı, davalının tasarımının yenilik ve ayırtedicilik içermediği, bu nedenle davalı adına tescilli çoklu tasarım tescilinde yer alan 1 nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğü gerektiği, tescilli bir tasarımın bu tescil belgesine dayalı olarak kullanımının haksız kullanım sayılmayacağı, bu nedenle maddi-manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı, yine 551 sayılı KHK'da hükmün ilanı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına ...'de 2002/01051 no ile yapılan çoklu tasarım tescilinde yer alan 1 nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve ... sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 554 sayılı KHK'nın 45. maddesi uyarınca davalının ihmali veya kötü niyetli olarak hareket etmesinden dolayı uğranılan zararın kanıtlanamamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy