MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2009/174-2011/557 sayılı kararı bozan Dairenin 24.01.2014 gün, 2012/7242-2014/1558 sayılı kararı aleyhinde davalı şirketler vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü
Davacı vekili, davacının davalı şirketlerden 20.345 DM karşılığı hisse senedi satın aldığını, sözleşme öncesi davalı şirketin yasal temsilcisinin yıllık %20’ye varan kâr payı vaadinde bulunduğunu ve istendiğinde yatırılan paranın geri verilebileceğini vaat ettiğini, davalı şirket ve bağlı olduğu Holding’in yakın zamana kadar fiilen bu uygulamayı sürdürdüğünü, iradesi yanıltılarak yapılan sözleşme ilişkisinin sonlandırılması ve paranın iadesi için gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını belirterek, izinsiz halka arz ve kanunlara aykırı şekilde hisse senedi satılamayacağı ve şirket ortağı olunamayacağının tespitine, sözleşme batıl ise davacıdan tahsil edilen 20.345 DM karşılığı 16.643 YTL’nin en yüksek ticari faiziyle tahsiline, sözleşme geçerli kabul edilmesi durumunda da sözleşme uyarınca, aynı miktarın ödeme tarihinden itibaren %20 faiziyle davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ... İnş. Tar. A.Ş'nin ortağı bulunduğu, hisse senetlerinin hamiline hisse senedi oldukları ve bu senetlerin üçüncü kişilerden alındığı, davacının ortaklığın devren iktisap yoluyla kurulduğu, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı, bu durumda TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortağı olan davacının, hisse senetlerinin davalı şirket tarafından alınarak hisse bedellerinin ödenmesini isteyemeyeceği, davalı şirket yöneticileri hakkında açılan ceza davaları sonucunda beraat kararlarının verildiği, davacının süresi içinde de dava açmadığı, tüm bu hususların yanında davacının davalı şirkete ortak olduktan 10 yıl sonra işbu davadaki iddiaları ileri sürmesinin MK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirketler vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 24.01.2014 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı ve mümeyyiz davalı şirketler yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı şirketler vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirketler vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirketler vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy