MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 gün ve 2010/865-2011/609 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/01/2014 gün ve 2012/6054-2014/374 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 03/08/2010 tarihli olağan genel kurul toplantısında bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebinde bulunduğunu, bunun üzerine gündemin 5, 6, 7, 8 ve 13. maddelerinin görüşüldüğü 03/09/2010 tarihli ertelenen toplantıda, müvekkilinin muhalif oyuna rağmen hakim ortakların iradeleri doğrultusunda kararlar alındığını, müvekkilinin 2009 yılı hesap ve faaliyetlerinin görüşüleceği ilk toplantının yapılmasından önce 10/03/2010 tarihli noter ihtarnamesi ile bilançonun genel olarak değil, detaylı olarak hazırlanarak toplantıya davet yazısının ekinde ortakların incelemesine sunulmak üzere gönderilmesini istediğini, davalı şirket tarafından istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmediğini, müvekkilinin tasdik edilen 2009 yılı bilançosunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda kuşkularının bulunduğunu, hukuka aykırı bilançoya ve tali hesaplarla ilgili ayrıntıyı içermeyen yüzeysel bilgilere dayanan yönetim ve denetim kurulu raporlarının da gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin 5 adet turistik otel ve 1 gece kulübünden oluşan turizm işletmelerine sahip olduğunu, ortaklarına yüksek oranda kar dağıtması gerekirken bu güne kadar yaklaşık 250.000 Euro tutarında kâr dağıttığını ileri sürerek, 03/09/2010 tarihinde yapılan 2009 yılı olağan genel kurul toplantısının 4, 5 ve 6. maddelerinin iptalini ve davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iptali istenen 03/09/2010 tarihli genel kurul toplantısının usulüne uygun olarak yapıldığı, yönetim kurulunun ibrasıyla ilgili kararın, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldıktan sonra, geriye kalan 15.034 oyla ve usulüne uygun olarak alındığı, aynı şekilde denetçi ibrasına dair kararın da hukuken geçerli oy nisabıyla alındığı, davacının özel denetçi atanması isteğinin de yeterli delil ve emareye dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.01.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy