Taraflar arasında görülen davada e verilen 03.03.2014 tarih ve 2013/306-2014/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yılı aşkın bir marka olup, maruf ve meşhur hale geldiğini ve 2002 24210 tescil numarası ile de markası olarak tescil edildiğini, davalının müvekkilinin markası üzerindeki çalışmalarından ve ününden yararlanarak haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkilinin tescilinden çok sonra 29.03.2011 tarihinde markasını 2011 25572 numara ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin marka üzerinde öncelikli ve üstün hak sahipliği bulunduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, iltibasa yol açtığını, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli no'lu markanını iptali ile sicilden terkinine, davalının dava konusu markayı tescilden önce de ve tescilden bağımsız olarak da fiilen müvekkili şirket markası ile iltibas yaratacak şekilde kullandığından yapmış olduğu haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markalar arasında herhangi bir benzerlik ya da iltibasın bulunmadığını, marka tecavüzü ya da haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2011/25572 nolu bareli markanın 30. sınıfta tescili için başvurusunun 29.03.2011 tarihinde yapıldığı, 01.10.2013 tarihinde fiilen sicile kaydedildiği anlaşılmakla, 25.07.2013 dava tarihi itibariyle tescili kesinleşmediğinden, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanacak olduğundan, markanın iptal/hükümsüzlüğü, sicilden terkini yönünden erken açılan davanın reddine, davalının, dava konusu markayı tescilinden önce ve tescilinden bağımsız olarak davacı markasıyla karışıklığa sebebiyet verecek şekilde kullanılması iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, men'i davasının ise,
davacı dayanağı 2002/24210 no'lu 30. sınıfta tescilli markasının koruma süresi içinde yenilenmemesi ve ispatlanamaması nedeniyle reddine, davacı vekilinin düplik dilekçesine cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiği iddiasıyla davalı şirketin ticaret unvanının sicilden terkinine de karar verilmesini istemiş ise de; HMK'nın 141. maddesi uyarınca davacı tarafça dilekçeler aşamasında ileri sürülmeyen unvanın terkini isteminin iddianın genişletilmesi niteliğinde olup, davalı tarafın ön inceleme duruşmasında muvafakat etmediğini bildirdiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy