MAHKEMESİ: ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/03/2014 tarih ve 2012/63-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tescilli “...” markasının müvekkiline ait bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin tüm Türkiye'de bilinen bir üretici olduğunu, davalının ise 2005 yılından beri müvekkiline ait markayı taşıyan ürünleri üretip sattığını, bu hususta çeşitli mahkemelerce tespitler yapıldığını, davalının kalitesiz ürünler üreterek müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markasına tecavüz edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkilinin “...” ibareli markanın sahibi ve üreticisi bulunduğunu, tarafların farklı iş kollarında faaliyet gösterdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacının ihlal nedeniyle maddi tazminat isteminin dayanağı olarak ıslah dilekçesiyle talep ettiği 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca sunulan defter kayıtları üzerinde bilirkişi raporu alındığı, alınan iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek için düzenlenen üçüncü raporun hükme esas alınır nitelikte bulunduğu gerekçesiyle 8.336,79 TL maddi 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.022,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.