MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.06.2013 tarih ve 2013/71-2013/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin birçok ülkede ve Türkiye'de tescilli bulunan ve tanınmış marka statüsüne kavuşan “...” markasının sahibi olduğunu, birçok kişinin müvekkiline ait markanın tanınmışlığından faydalanmak amacıyla marka başurusu yaptıklarını, davalı şirketin de “...” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın markalar arasında benzerlik bulunmadığından bahisle reddedildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait marka ile başvuruya konu marka arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2007-M-6388 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.09.2008 tarihinde davasını ıslah ederek tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının YİDK kararı aşamasında ileri sürmediği iddiaları dava aşamasında ileri sürmesinin mümkün bulunmadığını, dolayısıyla bu davada tanınmışlık iddiasına dayanılamayacağını, davacı markasının tanınmış marka da olmadığını, taraf markalarının alıcılarının farklı olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 26.12.2012 tarih, 2011/14708 Esas, 2012/21612 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, davalı markasına konu 03.02, 03.03, 03.06, 03.07, 03.09 alt grup emtianın davacı markasının tescil kapsamındaki mallarla ilişkili ve benzer olduğu, davacı markasının tanınmış kabul edilebilmesi için yeterli somut delil sunulmadığı, davacı markası tanınmış marka kabul edilse dahi 03.01, 03.08 nolu alt grup emtia yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK kararının 03.02, 03.03, 03.06, 03.07, 03.09 nolu alt grup emtia yönünden iptaline, davalı markasının aynı emtia yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.