MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/07/2013 tarih ve 2013/87-2013/559 sayılı kararı onayan Dairenin 24.01.2014 gün, 2013/15823 –2014/1573 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile toplam 70.000 DEM tahsil edildiğini, daha sonra müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'ya aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve diğer yöneticiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, 54.297 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi masrafının delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 24.01.2014 tarihli kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy