Taraflar arasında görülen davada verilen 17.03.2014 tarih ve 2013/187-2014/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 35. sınıfta tescilli ibareli markasının bulunduğu, anılan markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, yurtdışında marka tescillerinin bulunduğunu, davacının ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, davalının kötüniyetli olarak davacıya ait markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının ve kapsamındaki mal ve hizmet sınıfının farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılarınortak ibareli markalarıının yabancı ülkelerde 16. sınıftaki emtialar için tescilli olduğu, davalının ibareli markasının ise 35. sınıftaki hizmetlerde tescilli bulunduğu, taraf markalarının benzer olduğu ve kapsadığı mal ve hizmetlerin benzerliği, birbirini tamamlayıcı nitelikte bulunmaları, hitap ettiği kesimlerin aynı olması, markasının kırtasiyecilik alanında toptan ve perakende mağazacılıkta kullanıldığı gözetilerek, ortalama tüketiciler nezdinde davalı markasının davacıya ait seri markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı markasının tanınmış olduğu ve davalının markasından önce piyasaya sunulduğu, davalının bu marka ile ilgili üstün ve öncelikli bir hakkının bulunmadığı, davacı taraf ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının basiretli davranmadığı kötü niyetli olarak anılan ibareyi marka olarak tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının dava konusu marka tescilinde kötü niyetli olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.