MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 gün ve 2012/55-2013/306 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.02.2014 gün ve 2013/12695 - 2014/2596 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin makine üretimi ve pazarlamasını yapan uluslararası çapta faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin halen çeşitli modellerde .... adlı makinelerinin üretimini gerçekleştirdiğini, ... markasını tescil ettirdiğini, halen başta ülkemiz olmak üzere uluslararası çapta tanınmış marka olduğunu, davalının yaptığı üretim ile müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 20.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı taraf marka hakkına tecavüzün ve faydalı model belgesine yönelik tecavüzün tespiti ve men'i yönünden talepte bulunmuş ise de söz konusu dosya içinde marka ihlalini gösteren herhangi bir delil ve belge olmadığı gibi yapılan keşif neticesinde herhangi bir markaya tecavüze yönelik kullanım olmadığının tespit edildiği, davalı tarafın kendi kayıtlı markasını kullandığı, faydalı modele yönelik herhangi bir kullanım ve montajı bitmiş ürün veya ürün grubuna rastlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy