MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2014 tarih ve 2013/6-2014/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin spor ayakkabıları tasarımı, imalatı, satışı ve dağıtımı işiyle iştigal ettiğini, müvekkili adına tescilli 2004 37423 no'lu şekil markası ve 2004 04147 no'lu spor ayakkabı dış yüzeyi ve ayakkabı tabanı tasarımının bulunduğunu, davalının müvekkilinin tescilli marka ve tasarımını taklit ederek ayakkabı imal edip sattığının tespit edildiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında davalının işyerinde yapılan aramada 882 çift taklit ürüne el konulduğunu, davalının müvekkilinin hem marka hem de tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve giderilmesine, marka ihlali için 2.500 TL, tasarım ihlali için 2.500 TL olmak üzere toplam 5000 TL maddi, marka ihlali için 2.500 TL, tasarım ihlali için 2.500 TL olmak üzere toplam 5000 TL manevi tazminatın 21.9.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline, tecavüz teşkil eden ürünlere ve bu ürünleri üretmeye yarayan araçlara el konulmasına, ürünler ve araçlar üzerindeki markaların silinmesi veya imhası ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi ibraz ederek gerek marka gerekse tasarım bakımından iki ayrı ihlal olduğundan her bir ihlal için ayrı ayrı olmak üzere toplam 8.980 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ürünü ürettiği tarihte 2004 2525 no'lu tescile dayalı olarak üretim yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına TPE nezdinde 18. ve 25. sınıflarda tescilli 2004/37423 no'lu "şekil" markası ve 2004/04147 no'lu çoklu tasarım tescil belgesinin 4. sırasındaki tasarımı dikkate alınarak, ... C.Başsavcılığı'nın 2007/42199 no'lu soruşturma dosyası kapsamında, ... 3 Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19/09/2007 tarih ve 2007/1290 müteferrik sayılı kararına istinaden, davalının iş yerinde 21/09/2007 günü yapılan aramada elde edilen "..." markalı 882 çift spor ayakkabı ürünlerinde yer alan işaretler ile davacıya ait 2004/37423 tescil no'lu "şekil" markası arasında ortalama tüketici açısından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, keza davacının 2004/04147 no'lu çoklu tasarımının 4.sırasındaki tasarım ile davalı ürününe bilgilenmiş kullanıcı nazarıyla bakıldığında, aralarında genel izlenim itibariyle belirgin bir benzerliğin bulunduğu, davalının tespit tarihi itibariyle tescilli 2004/2525 no'lu tasarım belgesi bulunmakla birlikte kullanımının tesciline uygun olmadığı gerekçesiyle, eylemin 556 sayılı KHK'nın 9, 61/1-a, 62. maddeleri ve 554 sayılı KHK'nin 48/1-a, 49. maddesi uyarınca, marka ve tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere el konulmasına, bu kapsamda yediemine teslim edilen ve adli emanete alınan toplam 882 çift ayakkabı üzerindeki şeklin silinmesine, mümkün değilse imhasına, bu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan herhangi bir üretim vasıtası elde edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalının tecavüz eylemi sabit olduğundan 4.490,00 TL maddi 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 358,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 94,20 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy