MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/445-2014/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin taşıdığı emtiaların davalı ... şirketi tarafından yurt içi taşıyıcının sorumluluğu sigorta poliçesiyle sigortalandığını, sigortalı emtianın farklı firmalardan temin edilen araçla taşınması için mal taşıma sözleşmesi yapıldığını, ancak araç yola çıktıktan sonra araç ve şoförüne ulaşılamadığını, bu kişiler hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açıldığını, müvekkili şirketin gönderici firma zararlarını karşıladığını, davalı ... şirketince zararın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığından bahisle herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 96.604,-TL zararlarına karşılık poliçe limiti gereği 50.000,-TL'nin 12/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçede hasarın meydana geldiği kamyonun plakasının, ruhsatının ve şoförünün ehliyetinin vb. kimliklerinin sahte olması durumunun teminat dışında kalması nedeniyle müvekkili şirketinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde ''hasarın meydana geldiği kamyonun ruhsatının, şoförünün ehliyeti vb. kimliklerin sahte olması durumu teminat dışıdır" hükmünün yer aldığı, oluşan hasar ve rizikonun poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.