Taraflar arasında görülen davadaverilen 06.03.2014 tarih ve 2013/24-2014/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların, dava dışı arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, dava dışı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini ve borcunu ödemediği, bu nedenle davalı ...'e 24/10/2007 tarihinde, davalı ...'ya da 18/01/2008 tarihinde kredi borcunun ödenmesi ile ilgili hesap kat ihtarının gönderildiğini ileri sürülerek 24.500 TL alacağın davalılardan tahsiline, bu meblağın 6.350,11 TL'sine dava tarihinden itibaren %54 faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, icra takibine ve işbu davaya konu edilen alacağın 22/02/2007 tarihinde düzenlenen 50.000 TL limitli genel taahhütnameden kaynaklandığı ve söz konusu taahhütnamede her iki davalının kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy