Taraflar arasında görülen davada verilen 24.09.2013 tarih ve 2013/182-2013/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılından beri lokanta, yiyecek, içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, isminin faaliyetiyle özdeşleştiğini, müvekkilinin işyerine çok yakın adreste faaliyet gösteren davalının aracılığıyla gönderdiği 24.12.2010 tarihli ihtarname ile .” ibareli markayı 2009/46513, ibareli markayı nezdinde tescil ettirdiğini belirterek bu ibarelerin kullanımının durdurulmasını istediğini, müvekkilinin isminin ... olduğunu, davalının müvekkilinin tanınırlığından faydalanmak amacıyla ve müvekkilinin ad ve soyadını kullanmak suretiyle tescil ettirdiği markanın 556 sayılı KHK'nın 8. maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adınanezdinde 2009/57564 noda kayıtlı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm resmi kayıtlarda ismininolarak yer aldığını, 2009 yılında müvekkilinin tanınırlığından istifade etmek için işletmesinin camlarına ve tabelasına ...” ibaresini yazdırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının 2005 yılından beri , davalının da aynı bölgede adıyla faaliyet gösterdiği ancak davalının adının ... olmasına karşın davacının ad ve soyadını markasında kullandığı bu hususun 556 Sayılı KHK'nın 8/5. maddesine ve maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı adına ezdinde noda tescilli “ ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 24,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.