MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2013 tarih ve 2013/311-2013/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu bononun keşide edildiği tarihte .... Minibüsçüler Esnaf Odası üyesi minibüs sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin halk otobüsü sahibi, diğer davalının ise halk otobüsü işletmeciliği için kurulan kooperatif olduğunu, .... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Kurulu'nun 26.10.2007 tarihli karar ile yetersiz olan “M” seri plakalı 14+1 oturma kapasiteli minibüslerin yerine 18+9 yolcu kapasiteli otobüslere geçilme kararı almasının ardından, söz konusu kararın iptali için davalı kooperatif üyelerince çok sayıda dava açıldığını, dava devam ederken müvekkilinin de bağlı bulunduğu .... Minibüsçüler Esnaf Odası ile davalı kooperatif arasında protokol ve tutanaklar düzenlendiğini, bu protokoller çerçevesinde müvekkilinin 38.100,00 TL miktarlı senet keşide edilerek oda başkanına verdiğini, oda başkanı tarafından da senedin davalı gerçek kişiye teslim ettiğini, daha sonra bono bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ancak protokollerde ön görülen amaçların ortadan kalktığını, protokolün karşı tarafı olan kooperatif ve üyelerinin edimlerini yerine getirmediğini sözleşmeden haklı olarak dönme hakkını kullandıklarını belirterek müvekkili tarafından ödenen 38.100,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 776 vd. maddelerinde düzenlenen bono ve emre yazılı senetlerin ticari senetler olduğu, taraflar arasında düzenlenen tutanak ve protokollerde kararlaştırılan miktarın bonoya bağlandığı, buna göre açılan davanın ticari bir dava olduğu, yine davalı kooperatifin
taraf olduğu davanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca da ticari bir dava niteliğinde bulunduğu, ticari davalara bakmak görevinin TTK'nın 5. maddesine göre, ticaret mahkemelerine ait olduğu, yine, benzer taleplerle başka minibüs sahipleri tarafından açılmış emsal dosyalarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin kararıyla asliye ticaret mahkemesinin görevli yargı yeri olarak belirlendiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.