MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/12/2011 tarih ve 2010/182-2011/592 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaca S.S. 1055 Sayılı ... Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanılarak 550.000.000.000 TL tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu senetlerin imzalanmasıyla davalıların kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürerek, 5.532,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek % 26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, aldıkları kredi borcunu kooperatife ödediklerinden davalıların bankaya karşı sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kasa tahsil fişleri ve müstahsil makbuzları incelendiğinde yapılan kesintilerin ve ödemelerin kooperatif alacağına mahsuben yapıldığı ve davalıların bilirkişi raporunda belirtilen miktarda kooperatife borçlarının kaldığı, davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kısmen kooperatife ödendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.145,00 TL asıl alacak ve 3.304,31 TL faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren tarımsal kredilere uygulanan faiz oranında faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy