MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/12/2013 tarih ve 2013/349-2013/734 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazları üzerinde dikili bulunun ayva ağaçlarındaki ürünlerini davalıya 2007 yılı için Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları poliçesi ile sigorta ettirdiğini, 2007 nisan ayında don hasarı nedeni ile durumun davalıya ihbar edildiğini, davalı sigortanın tayin ettiği eksper tarafından hasar tespitinin yapıldığını, ancak davalı sigorta tarafından don olayının ayva ağaçlarının meyve bağlamadan önce çiçeklenme döneminde meydana geldiğinden bahisle ödeme yapılmadığını, her ne kadar davacı sigorta poliçesini gerekçe göstererek ödeme yapmamış ise de, 2008 için yapılan poliçelerde ayva ürününe ilişkin klozların değiştirildiğini, bu durumun da davacının haklılığını ispatladığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 6.331,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 02.02.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 45.600 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir tazminat ödeme mükellefiyetinin olmadığını, hasar nedeni ile yapılan ekspertiz incelemesinde hasar anında meyvenin çiçeklenme dönemi içinde olduğunun tespit edildiğini, sigorta poliçesi teminat kapsamının çiçeklenmenin son bulması meyve oluşumu ile başlaması nedeni ile davacı tarafın iddiasının yerinde olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi 2008 yılı teknik şartlarında değişiklik yapılmadığını, gerçekleşen hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, hasarın teminat kapsamında olduğu, 1.774,80 TL primin davacıya iade edildiği, bu miktarın tazminat miktarından mahsubu gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.682,23 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş bulunmasına, davalı tarafından yapılan ödemenin rızaen olmamasına, işbu ödemenin davayı konusuz bırakmayacağının açık bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.114,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy