MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/02/2013 gün ve 2012/140-2013/65 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.01.2014 gün ve 2013/15867 - 2014/105 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... İnş. Ltd. Şti'den alacağına karşılık 15/09/2006 vade tarihli 25.000,00 TL bedelli senetle ilgili yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, senet borçlusu şirket ile davalı arasında iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre bu borcun davalı tarafından üstlenildiğini ileri sürerek, 25.000,00 TL senet bedeli ile 25.990,00 TL avans faizi toplamından oluşan 50.990,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bozma ilamımızda da belirtildiği gibi dava alacak istemine ilişkin olup, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. imzalarını içeren “Ağustos 2006 Sonu İtibariyle Ödenecek Evraklar” ve “Nisan Sonu İtibariyle Ödenecek Evraklar” başlıklı belgelerde, işbu davanın konusu olan bono da davalı şirketin ödeyeceği borçlar arasında sayılmıştır.
Dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere, dava dışı ... Ltd. Şti., üstlendiği inşaat işinin ifası amacıyla davalı ile adi ortaklık sözleşmesi imzalamış, daha sonra dava dışı ... Ltd. Şti., kendi nam ve hesabına davacıdan aldığı mal veya hizmet karşılığında dava konusu bonoyu keşide ederek davacıya vermiş, daha sonra da adi ortaklık sözleşmesinin tarafları, kendi aralarında ödenecek borçlarla ilgili zeyilname ve mutabakatlar düzenlemiştir. Ancak davalı şirket anılan belgelerde dava konusu bonoyu dava dışı ... Ltd. Şti. adına davacıya ödeyeceğini açıkça taahhüt etmediğinden, anılan belgeler davacıya, işbu bono bedelini davalıdan talep hakkı vermez.
Uyuşmazlığa adi ortaklık sözleşmesi çerçevesinden bakılacak olursa da sonuç değişmez. Zira, kendi adına üçüncü kişilerle işlemlere girişen ortak bu üçüncü kişilere karşı alacaklı ve borçlu olur (BK.'nın 533/1. maddesi). Bu ortağın diğer ortaklar hesabına hareket etmesi dış ilişkideki sorumluluğu, yani yalnız işlemi yapan ortağın sorumlu olması kuralını değiştirmez. Üçüncü kişinin kendi adına işlemlere girişen ortağın diğer ortaklar hesabına hareket ettiğini bilmesi veya bilebilecek durumda bulunması da diğer ortakları bu üçüncü kişiye karşı sorumlu kılmaz. Diğer ortakların da ilişkide sorumlu tutulabilmeleri için borcu yüklenmeleri gerekir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 11. Basım, 2009, s:76 vd.). Somut uyuşmazlıkta davalının borcu üstlenmesi de söz konusu değildir.
Bu durum karşısında Dairemizce, yerel mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle onanması gerekirken aksi düşüncelerle bozulduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.01.2014 tarih ve 2013/15867 E.-2014/105 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 06.01.2014 tarih ve 2013/15867 E.-2014/105 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle ONANMASINA, önceki ilamın bozma olması nedeniyle iade edildiği anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25.20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy