Taraflar arasında görülen davada27/11/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu emtianın müvekkilince ile sigortalandığını ve eksiksiz olarak davalı taşıyan eslim edildiğini, emtianın tarafından taşınırken vagonlardan birinin raydan çıkması sonucunda hasara uğradığını, davalı ... şirketinin asıl taşıyanın sorumluluk sigortacısı olduğunu, ortaya çıkan zarardan davalıların sorumluluğnun bulunduğunu, olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 7.730,00 TL ödendiğini, 1301. maddesine göre müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, bu bedelin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı vekilinin uyulan bozma ilamıyla birlikte davasını davalılardan yönelttiği, meydana gelen hasar nedeniyle davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 7.027,56 TL'nin 23.2.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılardan vekilleri temyiz etmiştir..../...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı .vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklı rucuen alacak istemine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddedilen kesimi uyarınca her iki davalı vekili yararına ayrı ayrı 440,00 TL vekalet ücretine hükmolunmuştur. Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi gereğince müteselsilen sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğinde ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davanın kısmen reddi nedeniyle her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan 7 ve 8. bentlerinin hükümden çıkartılmasına, 7 nolu bent yerine "Davalılar davada vekille temsil edildiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 440,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine" cümlesinin eklenilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 359,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve davalı ...den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy