MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2013 tarih ve 2013/33-2013/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan müvekkili borçlusu çek keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti'ye çek koçanı verdiğini, bankanın bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermediğini, karşılıksız çıkan çek yaprağındaki ünvan ile bu ünvanın üzerine vurulan kaşenin farklı olduğunu, borçlu şirketin var olmayan bir şirket olduğunu, müvekkili tarafından başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, davalı bankanın gerekli araştırmayı yapmayarak müvekkilini zarara uğrattığını belirterek 17.527,20 TL ödenmeyen çek bedelinin çekin bankaya ibraz tarihi olan 23.11.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli araştırmayı yaptığını, 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen tüm belgelerin tam ve eksiksiz olarak alındığını, yasaklılık ve engel durum olup olmadığının araştırıldığını, çek karnesi verildiği tarihte borçlu şirketin var olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, borçlu şirketin kuruluşunun mutlak butlanla geçersiz olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, şirketin sadece 3. kişileri dolandırmak amacı ile kurulduğu, çek karnesi verilmesi aşamasında davalı bankanın dikkatli ve titiz davranmadığı, bankanın çek hesabı açarken sadece kendilerine sunulan evraklarla yetinmemesi, işyeri ve şirket hakkında fiili istihbarat bilgilerini de toplaması gerektiği, bankanın borçlu şirket merkezinde herhangi bir istihbarat çalışması yapmadığı, muhasebe kayıtlarını incelemediği, gerçekte hukuken hiç var olmamış bir ticaret şirketine çek hesabı açarak zararın doğmasına sebebiyet verdiği, diğer yandan davacı şirketin de basiretli bir tacir gibi davranmadığı, ticari ilişkiye girdiği taraf hakkında yeterli araştırma yapmadığı, her iki tarafın da zararın meydana gelmesinde %50 müterafık kusurunun bulunduğu, davacının alacağının borçludan tahsilinin mümkün olmadığının açık, kesin ve net olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.763,60 TL'nin dava tarihi olan 10.11.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 447,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy