MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 gün ve 2012/95-2012/129 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.09.2013 gün ve 2012/17015-2013/15260 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin F 1 olarak bilinen dünyaca ünlü “... 1” otomobil yarışları ile ilgili tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 2001 00206 sayılı “...” markasını 3. ve 5. sınıfta yer alan mallar üzerinde tescil ettirdiğini, "müvekkilinin ... 1 markasının dünyanın en tanınmış markaları arasında yer aldığını, ve gerek ... Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi gerek de 556 sayılı KHK'nın 7/1 (i) ve 8/4 maddeleri anlamında koruma altında olduğunu, davalının ... 1 markasının toplumda ulaştığı yüksek tanınmışlık seviyesinden haksız yarar elde edebileceğini ve müvekkil markasının itibarı ve ayırt edici karakterini zedeleyebileceğini, davalının dava konusu markayı kullanmamış olması nedeni ile de tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının ... 1 markasını halihazırda otomobiller için koku verici ve koku gidericiler üzerinde kullandığını, bu markayı tescil kapsamındaki diğer mallar üzerinde kullanmadığını, davalının dava konusu tescili elde etmekte kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, dava konusu 2001 00206 sayılı marka tescilinin hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, F1, ... 1 işaretleri ile tüketiciye sunulan ticari bir değeri haiz mal ve hizmetin bulunmadığını, ... 1 araba spor yarışının marka olmadığını, kötü niyetle hareket edenin davacı olduğunu, beş yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davaya konu markanın tescil tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıldan fazla süre geçtiği, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, davalının başvuru sırasında davacının markasının tanınmış marka statüsünde olduğu, ancak davacının davalının tescil başvurusundan haberdar olduğu, ... nezdinde yapmış olduğu itirazı davacının geri çektiği, tescile itirazını geri çekerek zımni de olsa tescile muvafakat gösterdiği, bu nedenle davacının davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürmesinin MK'nın 2'nci maddesine uygun olmadığı, davalı adına tescilli 2001/00206 nolu ... ibareli markanın tescilli olduğu 3. sınıftaki mal ve hizmetler ile 5. sınıftaki mal ve
hizmetlerden "... verici ve koku giderici" dışındaki mal ve hizmetlerde ciddi biçimde kullanılmadığı, kullanmamanın dava tarihine kadar 5 yıl sürdüğü gerekçesiyle önceki hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayalı olarak açılan hükümsüzlük davasının reddine, markanın kullanılmadığı iddiasına dayalı açılan hükümsüzlük davasının ise, 3. sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamı yönünden, 5. Sınıftaki mal ve hizmetler bakımından "... verici ve koku giderici" dışındaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen karar davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy