MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2013 gün ve 2010/689-2013/135 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.02.2014 gün ve 2013/13631-2014/2683 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 11/09/2008 tarihinde... markasının tescili için Türk Patent Enstitüsü'ne başvurduğunu, başvurusunun..., .... ve ... ibareli markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle kısmen reddedildiğini, bu nedenle müvekkil şirketin kendisini tanıttığı tek hizmet sektörü olan inşaat faaliyet alanına ilişkin marka tescili yapılamadığını, müvekkilinin 1996 yılından bu yana inşaat sektöründe hizmet verdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli .... markasının inşaat hizmet grubunu kapsayan 37. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket adına tescilli... markasının 37. hizmet sınıfında sayılan hizmetlerin, davacı şirkete ait kuruluş kaydının yer aldığı 18.12.1996 tarih ve 4190 sayılı ticaret sicil gazetesinde amaç ve konu başlıklı bölümde başlıklar halinde sayılanlar ile benzer mahiyette ve bağlantılı oldukları gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nın 8/5. maddesi uyarınca davanın kabulü ile davalı şirket adına 2005/45451 no ile tescilli... markasının 37. hizmet sınıfında yer alan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.02.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy