MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2013 tarih ve 2013/208-2013/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kargo taşımacılığı alanında faaliyet gösteren tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin 2001/28208 ve 2005/54733 no ile 39. sınıfta tescilli "SÜRAT" ibareli markalarının bulunduğunu ve 2001 tarihinden bu yana bu markayı kullandığını, aynı alanda faaliyet gösteren davalının "SÜRAT" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak basılı evraklarda, kartvizitlerde ve ambalajlarda kullandığını, müvekkilinin ticaret unvanı ve markası ile iltibas oluşturduğunu, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, davalının unvanındaki "Sürat" ibaresinin çıkarılarak terkinine, davalı adına kayıtlı Sürat ibareli markanın 39. sınıfta iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin ticaret siciline 27.03.2003 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin ise davacıdan 8 yıl önce 11.04.1995 tarihinde tescil edildiğini, müvekkili şirketin bu tarihten itibaren de "Van Sürat Kargo" ibaresini logosu ile birlikte markasal olarak davacıdan 6 yıl önce kullandığını, ticaret unvanı yönünden öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ve bu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tarafın kargo taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiği, davacı şirketin "Sürat" ibaresini ticaret siciline 27/03/2003 tarihinde tescil ettirdiği, limited olarak kurulan davalı şirketin ünvanı ise ticaret siciline davacıdan önce 10/04/1995 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, eldeki davanın 04/02/2013 tarihinde açıldığı, davacı dayanağı ... 4 Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/301 Esas- 2008/208 Karar sayılı dava dosyası ve ekleri dikkate alınarak, davacının haklarını devraldığı dava dışı şirketin ticaret unvanı ve markasal kullanımının davalıdan daha önceki tarihli olduğunun kabulü halinde; 6102 sayılı
TTK'nın 41. maddesi uyarınca, davalının iltibası önleyici ibareler taşıyan ticaret unvanını alması gerekir ise de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığı kabul edilerek, MK'nın 2. maddesi gereğince ticaret unvanına tecavüz iddiasının reddi gerektiği, davacı tarafın 2001/28208 nolu "SÜRAT" ibareli markanın başvuru ve dolayısıyla koruma tarihinin 23/03/2001 olduğu, davalı tarafın dosyaya sunulan fatura, teslim fişi, fotoğraflar ve TİB yazısından, "Van Sürat" ibaresini tescilli olmamakla birlikte, davacı tarafın tescilinden önce ve 1995 yılından beri kullandığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet de oluşmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davanın reddine karar verilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy