MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2014 tarih ve 2013/469-2014/19 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 20.04.2006 tarihli genel kurula müvekkilinin katılmadığı halde imzasının taklit edilerek katılmış gibi gösterildiğini, bu genel kuruldan sonra yapılan genel kurullara da müvekkillinin davet edilmediğini ileri sürerek, 20.04.2006 tarihli ve devamında yapılan genel kurulların yokluk ile malul olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap süresinin uzatılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, 20.04.2006 ve 25.06.2009 tarihli genel kurul toplantılarında imzasının taklit edildiğine ilişkin savcılığa yaptığı şikayet tarihinin 12.04.2011 olduğu, davacının 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarına bir itirazının bulunmadığı, iptali istenilen genel kurul toplantılarında davacının payını azaltacak herhangi bir kararın alınmadığı, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının uzun süre suskun kalarak, ortaklık dahil hiçkimsenin zararının sözkonusu olmadığı uygulanmış olan batıl bir kararın sonradan butlanının ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.