MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/02/2014 tarih ve 2012/7-2014/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'da mukim dava dışı firma ile 120 adet metal ranzanın teslim şekli .../... (işyerinde teslim), bedeli 5.390,40 Euro, teslim tarihi 16.03.2010 olacak şekilde satımı konusunda dava dışı firmanın da ihracat konusu ranzaların teslimi için davalı ile malların taşınması hususunda anlaştıklarını, malların müvekkili tarafından davalıya teslime hazır hale getirildiğini ve .../... olmasına rağmen ranzaların ...'a getirilip 09.03.2010 tarihinde davalıya teslim edildiğini, malların ...'a azami teslim süresi 2 gün ve teslimin 16.03.2010 tarihi olmasına rağmen davalının teslim tarihinde dahi teslimi yapamadığını, geç teslim nedeniyle dava dışı firmanın itiraz ettiğini ve davalının müvekkilini bilgilendirmeden ... Gümrük Müdürlüğü'ne malları indirdiğini, burada bekletilen malların akabinde ... Gümrük Müdürlüğü'ne getirildiğini, davalının navlun bedelini de müvekkilinden talep ettiğini oysa, müvekkili ile davalı arasında davalıya borçlu olmasını gerektirir herhangi bir sözleşme ya da ilişki bulunmadığını, müvekkilinin daha fazla sıkıntı ve maddi kayıp yaşamamak için mallarını gümrükten almak istemiş ise de davalı firma tarafından ordino belgesi verilmediği için çekilemediğini ve malların kamu malı haline geldiğini ileri sürerek, davalının kusuru nedeniyle kamu malı haline gelen 120 adet metal ranzanın fatura bedeli olan 12.135,45 TL'nin, davalının temerrüde düşürülmesi için çekilen ihtarname tarihi olan 09.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesi ve ön inceleme tutanağının Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle cevap dilekçesinin ıttıla tarihinden itibaren süresinde ibraz edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının davacı sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği teslim şartlı alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığından işbu sözleşmeye dayalı olarak müvekkilinden talepte bulunamayacağını, dava dışı firma ile müvekkili arasında navlun sözleşmesi de dahil olmak üzere hiçbir sözleşme ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili ile taşıma sözleşmesi yapan CMR konşimento talimatını verenin davacı olduğunu, davacının navlun sözleşmesi gereğince ödemesi gereken navlun borcunu ödemediğini, davacının dava dışı alıcı ile yaptığı sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilini de zarara uğrattığını, müvekkilinin malların kamu malı haline gelmesinden de sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşıma hakkında CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, eşyanın davalıya 09.03.2010 tarihinde verildiği, malın İpsala Gümrüğü'nden 11.03.2010 tarihinde çıktığı, 12.03.2010 tarihinde alıcının bağlı bulunduğu gümrüğe vasıl olduğu, geçen bu sürenin makul bir süre olduğu, makul olan bu süre dolayısıyla davalı yana geç teslimden dolayı kusur atfedilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle davacının geç teslimden dolayı talepte bulunamayacağı, ayrıca taşınan malların sonradan kamu malı haline gelmesinden dolayı da davalı taşıyıcının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy