MAHKEMESİ: ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2011/203-2013/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1950 yılından bu yana dünyaca tanındığını, ... markalı ürünlerinin ülkemizde de satılıp pazarlandığını, TPE nezdinde 2004/12053 no'lu ... I+şekil, 92251 nolu ...+şekil ve 99524 nolu şekil markalarının sahibi olduğunu, davalının ise bu markalara tecavüz eder nitelikte taklit ürün imal ve satışı yaptığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalının işyerlerinde yapılan baskınlar sonucunda ele geçen ürünler nedeniyle davalının eyleminin, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, dava konusu makarna ürünlerinin kötü ve uygun olmayan bir tarzda kullanıldığını böylece müvekkilinin maddi ve manevi zararının yanında marka itibarının da zarar gördüğünü, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespitini, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, men'ini, müvekkilinin markası ile iltibas yaratan ürün ve ambalajların toplatılarak kullanımının durdurulmasını ve önlenmesini, 5.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminat ile 5.000 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yoksun kalınan kazancının hesaplanarak makul bir payın daha eklenmesini, verilecek kararın gazetede bir kez ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından üretilen ... ibareli ürünlerin davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12/10/2010 tarihinde takipsizlik kararı verildiğini tazminat taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve yararlanılan 2. bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının imal ve satışını yaptığı ... ibareli makarna ve benzeri gıda ürünlerinin, ambalaj tasarımlarının ve bu ürünler üzerinde yer alan davacıya ait geometrik şekil markası ve ambalaj şekil markaları nedeniyle davalının eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, tekrarının men'ine, davacının şekil markaları ve ürün ambalajları ile davacının 2004/12053, 92251 ve 99524 no'lu şekil markalı ürün ambalajları ile iltibas yaratan ve karara ekli fotoğraflarda görüntülenen ürün ve ambalajların toplatılmasına ve karar kesinleştikten sonra imhasına, marka hakkına tecavüz nedeniyle takdiren 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 6100 sayılı HMK'nın 177/1 maddesi gereğince tahkikat sona erdikten sonra ıslah mümkün olmadığından ıslahın yapılmamış sayılmasına, markanın kötü veya uygun olmayan tarzda kullanıldığı ispat edilemediğinden itibar tazminatı talebinin reddine, ürünün satışında davacının markasının ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu yönünde kanaat oluşmadığından, yoksun kalınan kara makul bir pay eklenmesi talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.