MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2013/81-2014/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19,292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 14/04/2011 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi kapsamında davalıya taşıma hizmeti vermekte iken 01/08/2011 tarihinde davalının sözleşmedeki bildirim şartına aykırı olarak sözleşmeyi fesh ettiğini, bu nedenle 1 ay süre ile gelirden yoksun kaldığını, ayrıca taşınma sırasında davacıya ait aracın 13/05/2011 tarihinde karıştığı kazada yaralanan davalı personelinin tedavi masrafları adı altında müvekkilinin istihkakından 32.089,32 TL mahsup edildiğini, oysa devlet hastanelerinde tedavileri yapılmış olsaydı bu kadar tedavi giderinin ortaya çıkmayacağını, ayrıca araç kasko sigortasından da tedavi gideri için tahsilat yapıldığını ancak miktarının bilinmediğini ileri sürerek fazla ilişkin talep hakların saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davasını 26.12.2013 tarihinde ıslah ederek talebini 14.982,46 TLye yükseltmiştir.
Davalı vekili; hastane masraflarının davacının cari hesabına yansıtılacağının e-mail ile bildirilip davacının onayı alındıktan sonra 31/05/2011 tarihli fatura ile cari hesaptan mahsup edildiğini, ayrıca bu hususta zamanaşımı süresininde dolduğunu, 31/08/2012 tarihli cari hesap üzerinde ise tarafların mutabakata vardıklarını, şirket idari işler müdürünün sözleşmenin fesh edildiğini sözlü olarak telefon vasıtasıyla davalı tarafa bildirdiğini, davacının feshi ihbarı kabul ettiğini, feshin trafik kazasından sonra güven ilişkisinin zedelenmesi üzerine ve sözleşmedeki ferdi kaza sigortası edimi yerine getirmediği için yapıldığını, kendilerine kasko poliçesi kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmeyi 1 aylık feshi ihbar süresine uymadan feshettiği, trafik kazası ve ferdi kaza sigortası yapılmamasının fesih için haklı sebep oluşturmadığı, davacının eksik edimlerini gidermesi için davalı tarafından bildirim yapılmadığı, kazada yaralanan personelin tedavilerinin özel hastane yapılıp davalı tarafa fazla tedavi gideri yansıtıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 14.982,46 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu alacağın 1.000 TL sine dava tarihinden itibaren, ıslahla arttırılan miktar olan 13.982,46 TL sine ise ıslah tarihi olan 26/12/2013 tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 767,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 230,80 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy