MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2013 tarih ve 2006/434-2013/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı - karşı davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı- karşı davada davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, diğer davalılar ...ve ... Dilber’in davalı şirketin ortağı ve ilk 5 yıl için şirket müdürü olduklarını, davalıların davranışları yüzünden ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığını, şirketin karar alamaz duruma geldiğini, şirketin amacına ulaşmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek; davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar- karşı davada davacılar vekili, davacının diğer ortaklara açıklama yapmadan ve yetki almadan şirket yetkilisi sıfatı ile bankada işlemler yaptığını, para transferleri gerçekleştirdiğini, şirket hesabına geçirilmesi gereken paraları da kendi hesabına aktardığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; karşı davada ise ...’ün şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiş, yargılama sırasında karşı davayı şirketin tasfiyesi şeklinde ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket ortaklar kurulu toplantısında 15/04/2013 tarihi itibari ile şirketin tasfiye edilmesine, tasfiye memuru olarak da... Dilber'in atanmasına karar verildiği, kararın T... Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı gerekçesiyle, asıl dava ve ıslah olunan karşı dava konusuz kaldığından her iki dava yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı- karşı davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı- karşı davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.